MESAJLARIM
Müslümanlar birbirlerine merhamet etmeyi öğrenemedikleri müddetçe, dünyanın her yerinde müslümanlara zulmeden küfür güçlerinden de merhamet bekleyemezler.
Şimdi Öncelikleri Belirleme Vakti // (Faruk Köse)

Facebook da paylaş   Google da paylaş   Twitter da paylaş

05.11.2015

Yeniden tek başına iktidarı yakalayan Ak Parti’nin “ilk yapılması gerekenler listesi”nin başında “öncelikleri belirlemek” yer almalı. Eğer “öncelikler”e dair “tarihi ve “toplumsal beklenti”ler yakalanabilirse, gösterilen teveccühün hakkını vermiş olur.

“Önceliklerin esası”nı oluşturması gereken şeyin “değişim/değişiklik” olması gerektiğini düşünüyorum. Yani “birinci öncelik” de, “önceliklerin tümünün önceliği ve niteliği” de “değişim/değişiklik” olmalı.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken çok önemli ayrıntı; önceliklerin üreteceği ve getireceği sonucun sadece “yapısal değişim/değişiklik” değil, bununla bereber, daha ziyade “dokusal değişim/değişiklik” olması.

Örneğin, öncelikler arasındaki “sistem değişikliği”nin gerçekleştirildiğini düşünelim. Mevcut “sistemin işleyişi”nin bu şekilde değil de şu şekilde olmasını sağlamanın bize katacağı hiçbir şey olduğunu düşünmüyorum. Esas olan, “toplumun inanç, kimlik ve kişilik değerleri” ile “doku uyuşmazlığı” olan “Devlet düzeni”ni ve “rejim”i değiştirmektir; lâkin asıl olan, bu değişikliğin “devlet düzeninin ve rejimin dokusunun toplumla uyumlu bir doku halinde beçimlendirilmesi” olmalı. Yani “rejimin işleyişi”nin, rejime dokunmadan ve rejimin hayatiyetini aynı nitelikleriyle sürdürmesine aldırmadan, farklı bir mekanizmayla, değişik bir sistemle işletilmesi değil, “bütün yapısıyla ve dokusuyla rejimin esastan değiştirilmesi”dir doğru öncelik.

İşte, belirlenecek önceliklerin bu ana perspektif dahilinde hayat bulması son derece önemlidir. Bunun aksi, mevcudun aynen, sadece “farklı bir makyaj”la devam etmesinden başka bir nitelik taşımaz; ki bunun, sistemin işleyişini yürüten koltuk sahiplerinden başka kimseye hayrı dokunmaz. Topluma yararı hiç olmaz.

Toplumun yarısının onayını alarak iktidarı yeniden kazanan Ak Parti yönetimi, yukarıda belirttiğim ana kriterler ışığında gerçekleştireceği öncelikleri tesbit edip bunu hangi sürelerde yapacağını topluma açıklamalı. “Katkı sağlamak” için bu önceliklerden bazılarına işaret etmek istiyorum.

Birinci öncelik “adaletin ikamesi” olmalı. “Toplumsal kümeler” ve “bireyler”, ne kadar farklılıkları olursa olsun, “asayiş problemi oluşturmadan ve şiddete başvurmadan” düşüncelerini ifade ettiklerinde, buna uygun “iş” yaptıklarında veya “eylem”e geçtiklerinde, “iktidar gücü” tarafından adaletle muamele göreceklerine kesin olarak inanabilmeli. Her ne olursa olsun, “kime yaradığına veya kimin zararına sonuç ürettiğine bakılmaksızın adaletten taviz verilmemeli”, faraklılıklara ve aykırılıklara duygusallıkla veya tepkisellikle yaklaşılmamalı ve “hakkaniyet”ten kesinlikle ayrılmamalı. Hani, Rasulullah’ın “Kızım Fatıma da olsa elini keserim” dediği gibi, gerçek anlamıyla “hukuka uygun adalet”, gerçekten de Hz. Ömer’in dedeği gibi “Mülk”ün, yani “İktidar”ın/“Devlet”in temelini teşkil etmeli.

Haliyle bu, bizi ikinci öncelik olarak “Hukuki-Adli sistemin değişikliği”ne götürüyor. Adalet “Hukuk”la biçimlendirilir, “Adli sistemin eşleyişi” ile hayat bulur. Bu da “ideolojik veya kişiye/gruba yarar yasalar”la değil, gerçekten “evrensel hukuk ilkeleri”yle sağlanır. Sadece hukukun iyileştirilmesi yetmez, bunu yürütecek “adalet mekanizması”nın da “adalet” üzere yürütülmesi, “adli sistemi yürüten personel”in adaletten ayrıl(a)mayacağı bir mekanizmanın kurulması, adli sisteme “siyasi, ideolojik ve idari müdahale”nin olmaması icabeder.

Bu da bizi üçüncü öncelik olarak “hakkaniyet”e götürür. Artık sözlerde kalmaması ve mutlaka esas alınması gereken en önemli ilkedir “hakkaniyet.” Haklı olan, hangi konumda, hangi imkânlar içinde, hangi şartlar altında olursa olsun, hakkını alana kadar en güçlü sayılmalı. Yapılan hiçbir muamele, kime yapılırsa yapılsın “hakkaniyet” çerçevesinden asla ayrı düşmemeli.

Bu üç önceliğin bireye, sosyal kümelere ve topluma sirayet edebilmesi, işlerlik ve işlevsellik kazanabilmesi için dördüncü bir önceliğe ihtiyacımız var. O da “özgürlük.” İnsanlara özgürlük verilmeden hak da, hukuk da, adalet de, mutluluk da, gelişim de, dönüşüm de olmaz. Özgür olmayan insan, özgürlüğü birileri tarafından “keyfi” olarak ya da “ilkesiz ve hukuksuz” biçimde elinden alınacağını düşünen insan, “kişilik ve yetkinlik sahibi” de olamaz, “akli üretimler”de ve sâir nitelikle çalışmalarda da bulunamaz. Öncelik olarak belirlenecek özgürlük, hangi şartlar olursa olsun, asla kısıtlanamayan, iptall veya imha edilemeyen bir “dokunulmaz alan”ı haiz olmalıdır.

Bu dört öncelik, ardından beşinci önceliği getirir ve gerektirir: “Af...” Bu zamana kadar olup biten fikri, ideolojik, siyasi, sosyal, kültürel adli vakalara af getirilmeli ve “düşündükleri” sebebiyle, “yazdıkları” sebebiyle, “çizdikleri” sebebiyle, “söyledikleri” sebebiyle, “muhalefeti” sebebiyle vs. ceza alan; “adli veya idari takibat”a uğrayan, “sosyal ya da siyasal baskı veya dışlanma”ya maruz kalan insanlar, bu affın tam ve pazarlıksız olarak kapsamına alınmalı. Bir nevi “yeni bir sayfa” açılıp, her şeye yeniden başlanmalı. “Kan davası” ile “sosyal ve siyasal barış”ın, “huzur ve mutluluk”un, “geleceğe güven duyma”nın sağlanamayacağı artık anlaşılmalı. Bundan sonrasının özü ve esası “güç” ile değil, “hukuk ve hakkaniyet” ile muamele, “adelet” ile muamele olmalı.

“Af” varsa, bunun hayat bulması için altıncı bir önceliğe daha ihtiyaç var demektir. Bu da “kardeşlik”tir. Çotandır unuttuğumuz “kardeşlik bağları”nı yeniden kurmak, “kardeşliğin gerekleri”ni tam olarak yerine getirmek temel öncelikler arasında yer almal.

Yedinci öncelik olarak “kültür devrimi”ni önerebiliriz. Toplumu yeniden “asli kimlik ve kültür”üne yönlendirmek çok önemli. “Güçlü gelecek”in “zengin tarihi kültür birikimine sıkı sıkıya bağlı olmak”tan geçtiğinin bilinciyle, bireyi ve toplumu esir alıp “hafıza”sından uzaklaştıran “Batı kültürü”nden kurtulmak için gereken “kültür devrimi”nden asla ödün verilmemeli. Bu kapsamda “yazı/alfabe”, “sanat”, “ahlaki değerler”, “sosyal hayat ilkeleri” ve daha pek çok hususta “toplumu özüne ve esasına yeniden bağlamak” için gereken ne varsa yapılmalı. “Öze dönüş ve yabancı kültür ve kimlikten kurtuluş” olmadan “özgür ve güçlü gelecek”imizin ol(a)mayacağı unutulmamalı.

Sekizinci öncelik, bireyin ve toplumun “devlete sahip çıkma yaklaşımında değişiklik” yapılmasıdır. Mesele “kutsal devlet” yaklaşımının doğru olmadığı, “devletli hayat”ta esas olanın “devlet toplumun malıdır” ilkesi olduğu, müslümanın “tağuti devlete sahip çıkmak”tan uzak kalması gerektiği gibi esaslar dahilinde ele alınmalı ve sonuçlandırılmalı.

Dokuzuncu “dokusal öncelik” olarak “rejim ve sistem değişikliği”ni ifade edebiliriz. Belki bu birincisi bile olabilir; zira rejim ve sistem değişmedikçe diğerlerini lâyıkıyla başarabilmek mümkün olmaz. Bu kapsamda “devletin rejiminin değişikliği”, “siyasi sistemin değişikliği”, “idari sistemin değişikliği”, “iktisadi düzenin değişikliği”, “hukuki sistem değişikliği” üzerinde durmak ve tümüyle yeni bir rejim bina etmek gerekir. Bu husus çok ayrıntılı olduğundan ayrı bir yazıda ele almak üzere değinip geçiyorum.

Bu örnekler çoğaltılabilir. Ancak ilk öncelikler arasında bu dokuzu mutlaka olmalıdır.

Bunlar olması şartıyla diğer öncelikler üzerinde de esaslı çalışmalar yapıp tedbirler almak gerekir. “Terör”, “komşu ülkelerde olup bitenler”, “ekonomi”, “enerji tedariği”, “uluslararası ilişkiler”, “siyasal sorunlar” vb. de elbette öncelikler arasındadır; ancak bunların çözümü için de “Devlet aygıtının toplum ile doku uyuşmazlığının giderilmesi” lazım gelir.

Bakalım Ak parti, üçüncü iktidar döneminde gerçekleştiremediği “ustalık dönemi”ni dördüncü iktidar döneminde gerçekleştirecek mi?

Giriş Tarihi: 05.11.2015  (1751)


Etiketler: İslam |  Kur'an |  şeriat |  din |  iman |  cihad |  Türkiye |  Muhammed |  Allah |  müslüman |  zulüm |  zalim |  mazlum |  yahudi |  halk |  devlet |  siyaset |  hukuk |  kanun |  yasa |  anayasa |  Faruk Köse |  insan |  insan hakları |  medyatizma |  politika |  meclis | 


Adı Soyadı
E-Mail

0 karakter girdiniz. | 1000 karakter kaldı.
Medyatizma Yandaki numarayı giriniz

 
YORUMLAR

E-Posta: farukkose@hotmail.com       -       Twitter: https://twitter.com/FarukKose52